“Kadınlar, kendileri gibi ikincil sayılan , “Ne olacak işte, kadın aklı?” diye aşağılanan, hor görülen akıllarının nasıl da güçlü olduğunu anımsatmak için bir araya geldiler.
12 Eylül 2011 Pazartesi | 7:49
“Kadınlar, kendileri gibi ikincil sayılan , “Ne olacak işte, kadın aklı?” diye aşağılanan, hor görülen akıllarının nasıl da güçlü olduğunu anımsatmak için bir araya geldiler.
Akıllarını ve yüreklerini birleştirip buradan dünyaya, ülkelerine, çevrelerine ve evlerinin içine bakacaklar. Gelişen olayları, olayların neden ve çözümleri hakkında neler düşündüklerini buradan sizlerle paylaşmaya çalışacaklar.”Akıl, akıldan üstündür ama ortak akıl hepsinden üstündür,” inancı ile yazacak kalemleri.Ben de bu köşeden katılacağım imeceye.Kimi kez kendi tarihimizden, kimi kez hukukumuz ya da hukuksuzluklarımızdan, kimi kez ayırımcılıktan söz edeceğim.Günler ne getirirse önümüze ona bakmaya ve yazmaya çalışacağım.Bu yazılar “kendi kendine konuşmalar” olmayacak. Sizin mektuplarınız sorularınız ve önerilerinizle gelişecek paylaşımlarımız.Her buluşma ve her yeni yazı, dost sofrasının güzelliğini yaşatacak bize. Acılarımız bal, sevinçlerimizi düğün eyleyeceğiz. Kadın eli değmiş sofraların bereketi olacak köşelerimizde. Şimdi “Merhaba mı, Huu dost mu diyelim? Yoksa “Kolay gele mi?” Hepimize, KadınAklı’na emeği geçen herkese kolay gelsin,
Sanırım bu ilk yazıda biraz geçmişe dönmek ve yazma -haberleşme işinin ilk örneklerini anımsamak değer bilirlik olacak…Osmanlı’da kadınlar, Tanzimat döneminde eğitim hakkını göreceli olarak kazanışlarının adından kadın sorunlarını ele alan yazılar yazmaya başladılar.Bu yazılar, 1868 yılında Terakki Gazetesi ve onun eki olan Terakki Muhaderat’da yer aldı. Anılan yazılar, imzasız mektuplarla gönderiliyordu..
İlk kadın dergisi olan ŞÜKÜFEZAR, 1883-1884 yıllarında Arife Hanım tarafından çıkarıldı. Ardından 1895’te HANIMLARA MAHSUS GAZETE yayımlanmaya başladı.
4 Nisan 1913 te ise KADINLAR DÜNYASI GAZETESİ çıkarıldı.1921 yılına dek önce gazete daha sonra da aylık dergi olarak yayımlanan Gazetenin, İmtiyaz sahipliğini Nuriye Ulvi, sorumlu müdürlüğünü Emine Seher Hanım yapıyordu.Yayımlanan tüm yazılar ve gönderilen mektuplarda Kadınlar, eğitim, çalışma yaşamı ve medeni haklar yönünden eşitlik istiyorlardı. Gazetede yer alan bir yazıda , “Meşrutiyetin kadınlara,hakiki bir inkılabın gerekli olduğunu hatırlattığı” belirtiliyordu.(1 )Kadınlar, Hakiki bir İnkılap yani gerçek GERÇEK BİR DEVRİM istemekteydiler.
Bugün 1913’lerden yıllarca sonra tam eşitlik istemimizin gerçekleşmesinin kotalarla olanaklı olmadığını, eşitliğin yolunun gerçek bir devrimden geçtiği bilerek yola çıkıyoruz. Bu yol; uzun ve çakıllı…Temizliğin ustası da kadınlar değil mi? Çakılları tek tek ayıklamak için Haydi sıvayalım kolları.Geçmişten güç alarak ve geleceğe inanarak….
..
(1) :Ayşegül Yaraman, Resmi Tarihten Kadın Tarihine s:45.